Yomra Vakfı Belediye’nin arka bahçesi değil evimizin bahçesidir!

Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık, Yomra Vakfı’nın 12. Genel Kurulu’nda önemli açıklamalarda bulundu. Başkan Bıyık konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Bu vakfı kuran kurucularımıza, kıymetli kurucu başkanımıza ve bugüne kadar zor şartlar altında bu süreci devam ettiren tüm başkanlarımıza teşekkür ediyorum. Bugün böyle bir vakfın hazır bir yapıya sahip olması bizler için büyük bir şanstır. Çünkü sıfırdan bir vakıf kurmak ve bu noktaya getirmek oldukça zor bir süreçtir. Göreve geldiğimiz dönemde vakfımız maalesef uzun süredir aktif olmayan, sadece tabelada varlığını sürdüren bir yapı haline gelmişti. Bu noktada merhum Büyükşehir Genel Sekreterimiz Ahmet Adanur’u rahmetle anıyorum. Onunla birlikte yaptığımız çalışmalar ve dönemin Vakıflar Bölge Müdürü kıymetli hemşehrimiz İsmet Çalık’ın destekleriyle vakfımızın senedinde ve tüzüğünde gerekli düzenlemeleri yaparak yeni bir yol haritası belirledik. Bu süreçte kıymetli başkanımız Yüksel Ayaz da bizleri kırmayarak vakıf başkanlığını kabul etti. Gerçekten zor bir süreçti. Ancak bugün geldiğimiz noktada vakfımıza ait bir hizmet binası kazandırıldı. Daha önce farklı yerlerde, kiralık alanlarda faaliyet gösteren vakfımız artık kendi binasında hizmet veriyor. Bugün değeri milyonlarla ifade edilen bu bina, vakfımız için çok önemli bir kazanım olmuştur. Bu noktada başkanımıza ve yönetim kurulumuza teşekkür ediyorum. Bununla birlikte, ilçemize kalıcı bir eser kazandırma düşüncesiyle bir adım daha attık. Sayın başkanımızla yaptığımız istişareler sonucunda Yomra Vakfı Anadolu Lisesi projesini başlattık. Bu süreçte devlet neden yapmıyor gibi eleştiriler oldu. Ancak bizim amacımız devlete alternatif olmak değil, vakfımızın kalıcı bir eser bırakmasını sağlamaktı. Bugün bir okul yaparız, yarın bir kütüphane yaparız; önemli olan bu vakfın iz bırakmasıdır. İnşallah kısa süre içerisinde okulumuzu tamamlayarak Milli Eğitim Bakanlığı’na teslim edeceğiz. Böylece vakfımızın adı kalıcı bir eserle yaşayacaktır.

Değerli arkadaşlar, bu tür çalışmalar kolay değildir. Bu işlerin içinde olan insanlar hem maddi hem manevi büyük fedakârlıklar yapıyor. Bir yandan bağış topluyor, bir yandan eleştirilere maruz kalıyorlar. Bu nedenle bu insanları eleştirmek yerine destek olmak hepimizin sorumluluğudur. Açıkça ifade etmek isterim ki bu vakıf herhangi bir kurumun arka bahçesi değildir. Bu vakıf hepimizin ortak değeridir, hepimizin evidir. Bugüne kadar vakıf çatısı altında hiçbir şekilde siyaset yapılmamıştır, bundan sonra da yapılmayacaktır. Benim görev sürem de bir gün sona erecek, burada bulunan herkesin görevi bir gün bitecek. Ancak önemli olan arkamızda kalıcı eserler bırakmaktır. Bugüne kadar “Bu vakıf ne yaptı?” sorusuna net bir cevap veremiyorduk; ancak bundan sonra verebileceğiz. İnşallah bizim de vakfımız bu Anadolu Lisesi’ni bitirdiği zaman, Trabzon’da vakıf eliyle lise yapmış sayılı yerlerden biri olacağız. Ve tarihe ismini altın harflerle yazdıracağını düşünüyorum. Bu kuruma destek olacağız. Yeni seçilen başkanıma da çok teşekkür ediyorum. Kendisi bizim için çok kıymetli, Yomralıların yetiştirdiği önemli bir yatırımcıdır. Kendi yoğun işleri arasında, sosyal sorumlulukları arasında gelip burada vakıf başkanı olmayı kabul etmesi kolay olmadı. Açıkçası kendisini ikna etmek için büyük bir mücadele verdik. “Eğer o olmazsa biz bu işi tamamlayamayız” dedik. İnşallah kendisi bu süreçte öncülük yapacaktır. Bu sorumluluğu üstlendi. Bu süreçte daha da yük alacaktır. Onun için birbirimize destek olmamız lazım.

Zaman zaman konuşmalar oluyor, kırıldığımız anlar oluyor. “Yomra Vakfı, Yomra Belediyesi’nin arka bahçesi” deniliyor. Ama bu vakıf bizim arka bahçemiz değil; bu vakıf bizim evimizin bahçesidir. Şunu açıkça söyleyeyim: Bir gün olsun bu vakıfta siyaset yapılmasına müsaade etmedim. Bir vakıf üyesine dahi siyasi bir ifade kullanmadım. Yönetim kurulu listesi oluşturulurken bana geldiler. “Kim yazılırsa yazılsın, başımın üstündedir” dedim. Kendisi burada. Liste bu şekilde oluşturuldu. Bizim için önemli olan vakfa seçilecek başkandır. Yönetimi kimin yazacağı gibi bir kaygımız hiçbir zaman olmadı. Dışarıdan görüldüğü gibi bir yönlendirme ya da baskı olmadığını da ifade etmek istiyorum.

Benim Yomra Belediye Başkanı olarak bir görev sürem var. Bu süre içerisinde vakfın yaşaması ve daha ileriye gitmesi için elimden gelen mücadeleyi vereceğim. Ama herkesin siyasi düşüncelerini bir kenara bırakarak bu kuruma destek olması gerektiğine inanıyorum. Bugüne kadar da farklı siyasi görüşlerden insanlar yönetimde yer aldı. Eğer bu kuruluşa sahip çıkmazsak, bundan sonra kurulacak olan sivil toplum kuruluşlarını da yaşatamayız, büyütemeyiz. Sonrasında başarısızlığı başkalarına yükleyemeyiz. Bu yüzden bu okulu hızlı bir şekilde yapıp bitireceğiz. İnşallah daha güzel günlerini göreceğiz. Daha büyük yatırımlarını göreceğiz. Trabzon’da örnek gösterilen bir kurum olmayı başaracağımıza inanıyorum. Daha önce görev yapmış başkanlarımıza teşekkür ediyorum. Büyük katkıları oldu. Yeni seçilen başkanımıza ve yönetim kuruluna da hayırlı olmasını diliyorum. İnşallah birlikte güzel işler başaracağız. Her ne zaman ihtiyaç olursa olsun, maddi ve manevi olarak Yomra Belediyesi’nin bu vakfın yanında olduğunu bilmenizi isterim. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.” dedi.